Yayınlanma Tarihi: 10 Kasım 2020

Yeni Normal Z Kuşağının Beklentileriyle Örtüşüyor

Z kuşağının kendinden önceki nesillerden ayrışan alışkanlıkları ve beklentileri, COVID-19 pandemisinin yarattığı yeni normalle birleşince, dünyanın bambaşka bir çalışma hayatına geçişi de hızlandı. Yeni normlar barındıran geleceğin iş dünyasında söz sahibi olmaya hazırlanan Z kuşağı, cesur, girişken ve değişime hazır. Jenerasyonun çalışma hayatından beklentilerinde ise yüksek teknoloji kullanımı ile şeffaf ve eşit iletişim var.

Z kuşağı tanımı, 1996 yılı ve sonrasında doğanlar için kullanılıyor. Z kuşağının internet olanaklarının geliştiği ve yaygınlaştığı bir dünyaya doğmuş olması; bu kuşakla bir önceki nesil olan Y kuşağı arasındaki en temel farkı oluşturuyor. 15-24 yaş aralığındaki gençlerden oluşan Z kuşağının iş dünyasına bakışında teknolojiye duydukları ilgi ve özgüven, hızlı aksiyon alma gibi kişisel özelliklerinin etkilerini görmek mümkün.

Teknolojinin Ağırlıkta Olduğu Alanları Tercih Ediyorlar

Yapılan araştırmalar, bu kuşağın teknolojiyle çok erken tanıştığını ortaya koyuyor. Z kuşağı sekiz yaşında etkin şekilde bilgisayar kullanmaya başlıyor, cep telefonu kullanma yaşlarıysa ortalama 10. Z kuşağını şekillendirdiği düşünülen internet kullanımı, kariyer seçimlerinde de etkili oluyor. Merkezi ABD’de bulunan bilgisayar ve teknoloji şirketi Dell, dünya genelinde 17 ülkeden 12 binden fazla lise ve üniversite öğrencisiyle Z kuşağı konulu bir araştırma gerçekleştirdi. 2018 yılında yapılan araştırmanın Türkiye’ye yönelik kısmında, ülkemizde yaşayan Z kuşağının yüzde 57’sinin teknoloji ve Ar-Ge çalışmalarının ağırlıkta olduğu alanlarda çalışmak istediği belirtiliyor.

Z Kuşağı, Önceki Kuşaklardan Daha Talepkar

Z kuşağının çalışma hayatından temel beklentilerinde şeffaflık, fırsat eşitliği ve ifade özgürlüğü var. Hiyerarşiden uzak, fikirlerini rahatça paylaşabildiği, takdir edildiği, inisiyatif alabildiği bir iş ortamı arayışında olan gençler, üstleri ve kendinden önceki kuşaktan gelen kıdemli iş arkadaşlarıyla eşit konumda olduğunu bilmeyi önemsiyor.

Great Place to Work Enstitüsü tarafından yapılan “Türkiye’nin En İyi İşverenleri Benchmark” araştırması, iş hayatına bakışta X, Y ve Z kuşağı arasındaki farkları ortaya koyuyor. X kuşağı başarıyı en öncelikli hedef olarak görürken, Y kuşağı yaptığı işin bir anlam ifade etmesine önem veriyor. Z kuşağı ise gurur duyabilecekleri bir iş yerinde çalışmayı istiyor. Araştırma, Z kuşağının, iş ortamından beklentilerinin de diğer kuşaklardan daha yüksek olduğunu gösteriyor. Z kuşağı iş seçerken esnek çalışmaya, ofisin fiziksel koşullarına, sosyal olanaklara ve yan haklara dikkat ediyor.

Motivasyonu Yüksek ve Hırslı Bir Nesil

Kariyer sitesi Monster tarafından küresel çapta yürütülen araştırma, Z jenerasyonunun iş dünyasından beklentilerinde başta gelen üç unsurun; rekabetçi bir maaş, sağlık sigortası ve saygı duydukları yöneticiler olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmanın direktörü Seth Matheson, Z kuşağını motivasyonu yüksek ve hırslı bir nesil olarak nitelendiriyor. Anket sonuçlarından çıkan veriler de gençlerin yüzde 50’sinden fazlasının kendi işletmelerine sahip olmak istediklerini ortaya koyuyor.

İnsan Kaynakları, Z Kuşağını Elinde Tutmak için Dönüşüyor

İş dünyasının bu yeni jenerasyonu, çalıştığı ortama sundukları talepler ile iş hayatının dinamiklerini şimdiden değiştirmeye başladı. Hızlı düşünen, hemen aksiyona geçen pratik yapılarına uygun işleri cazip bulan gençler, kendilerini verimli ve üretken hissetmek, yaptığı işten tatmin olmak istiyor. Z kuşağının bu yapısı, insan kaynakları departmanlarının da kendilerini yeni normlara uygun olarak revize etmelerini gerektiriyor. İnsan kaynakları uzmanları, şirketlerin ihtiyaç duyduğu inovasyon ve yeni bakış açılarının Z kuşağından geleceğine inanıyor ve onları ellerinde tutmak için şirket kültürlerini yenilemeye hazırlar.

Tersine Mentorlukla Kuşak Farkı Aşılabilir

İnsan Kaynakları Uzmanı ve Psikolog Tuğba Çarpa, Z kuşağının ilham veren, örnek almak isteyecekleri yöneticilerle çalışmayı sevdiğini söylüyor. Çarpa’ya göre teknolojiye son derece hakim Z kuşağından sosyal medya, dijitalleşme gibi alanlarda tersine mentorluk alınarak jenerasyonlar arası farklılıklar yumuşatılabilir. Çarpa, tersine mentorluğun diğer önemli faydalarını; Z kuşağının varlığıyla şirketlerin çağı yakalayabilmesi, yeni teknolojilerden haberdar olunması ve entegrasyonun hızlanması, X ve Y kuşağına mensup çalışanların yeni bakış açıları edinmeleri ile genel olarak daha dinamik bir yapıya kavuşulması şeklinde sıralıyor.

Yeni Normal, Z Kuşağını İş Dünyasında Zirveye Taşıyabilir

Pandemi, iş dünyasındaki dengeleri tamamen değiştirmiş durumda. Kötüye giden ekonomik veriler, kimi şirketleri küçülmeye, bunun bir sonucu olarak da işten çıkarmalara yönlendirdi. İstihdam üzerindeki olumsuz sonuçları en çok hisseden gruplardan biri de çalışma hayatına yeni giren 18-25 yaş arası gençler oldu. Deloitte’un 43 ülkeden Y ve Z kuşağına mensup, toplamda 18 bin 400 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2020 Küresel Y Kuşağı Araştırması’nda, Z kuşağının yüzde 30’unun bu süreçte işini kaybettiği ya da ücretsiz izne çıkarıldığı ifade edildi. Ancak bu durum, madalyonun sadece bir yüzü.

Pandeminin Z kuşağına şu an yaşattığı olumsuzlukların yakın gelecekte farklı bir görünüme kavuşması mümkün. Hibrit çalışma modelleri, esnek mesai saatleri, uzaktan toplantılar ve teknolojiyi merkeze alan iş yapış şekilleri; çalışma dünyasında artık kalıcı olması beklenen yeni uygulamalar. Aslında dünyanın içinden geçtiği yeni normal, Z kuşağının aşina olduğu ve tercih ettiği birçok olanağı da bünyesinde barındırıyor. Teknolojinin ağırlıkta olduğu, esnek çalışma modelleriyle işleyen iş ortamlarını tercih eden Z kuşağı için pandemiyle şekillenen iş dünyası bir fırsat olabilir. Deloitte’un aynı araştırmasında anketlere verilen yanıtlar da Z kuşağının belirsizliklere karşı daha dirençli ve cesur olduğunu, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeyi temel hedef olarak gördüğünü ortaya koyuyor.

Ünimar Akademi Dönüşen Dünyaya ve Z Kuşağına Hazır

Globelink Ünimar bünyesinde 2018 yılından bu yana faaliyet gösteren Ünimar Akademi, öğrenmeyi kurum kültürüne entegre ederek “öğrenen organizasyonlar” yaratmayı hedefliyor. Yeni nesil öğrenme platformu Ünimar Akademi; Liderlik Fakültesi, Sürekli Gelişim Fakültesi ve Satış Fakültesi olmak üzere üç birimden oluşuyor.

Çalışanların becerilerini geliştirebileceği bir ortama sahip olmaları, kurum kültürünün benimsenmesi, zenginleşmesi ve güçlenmesine katkı sunulması, bireysel performansın yükseltilmesinin yanında performanstaki kazanımların kurumun stratejik hedefleriyle el ele yürüyebilmesi, Ünimar Akademi’nin yapı taşlarını oluşturuyor.

Globelink Ünimar Farklı Bakış Açılarına ve Kişisel Gelişime Değer Veriyor

Ünimar Akademi, Z kuşağının çalışma ortamında aradığı özellikler olan çok kültürlülük, eşitlik ve gelişim ilkelerine bünyesinde yer veriyor ve bu ilkeleri oldukça önemsiyor. Globelink Ünimar, farklı beceri, eğitim ve bakış açısına sahip personelinin çalıştıkları kurum hakkında bilgi sahibi olmalarına değer veriyor. Özellikle Z kuşağına mensup çalışanların ve iş hayatında en fazla pay sahibi olan Y kuşağının hem Globelink Ünimar bünyesinde hem de kendi kariyer yolculuklarında kişisel gelişimlerini sürdürebilmeleri, farklı bakış açılarını korumaları kurumun başlıca öncelikleri arasında geliyor.

Globelink Ünimar’ın sosyal sorumluluk konusundaki etkin yapısı da sosyal meselelere duyarlı, adil bir dünya arzusundaki Z kuşağına uygun bir özellik. Globelink Ünimar; TEMA, Tohum Otizm Vakfı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Anne Çocuk Eğitim Vakfı başta olmak üzere birçok STK ile ortak çalışmalar yürütüyor.