Türkiye ve BAE halihazırda süregelen ticari süreçlere istinaden ikili ilişkileri daha da geliştirecek kapsamlı bir ekonomik ortaklık anlaşmasını müzakere etmektedir. Bu tür anlaşmalarla Türkiye ve BAE arasındaki ikili ticaret hacminin on beş milyar dolara çıkartılması hedeflenmektedir. Anlaşmalar ticaret ile birlikte iki ülke arasındaki lojistik iş birliğini de geliştirmeyi amaçlamaktadır.
Normalde Süveyş Kanalı geçilerek denizyolu güzergahı takip edilerek tamamlanabilen sevkiyatlar intermodal ve multimodal taşımalarla da tamamlanabilmektedir. Tır Karnesi uygulaması, iki ülke arasında gerçekleştirilen sevkiyatların hem süresini hem de maliyetini azaltmaktadır. Bu uygulama ile Birleşik Arap Emirlikleri’den yüklenen mallar önce Basra Körfezi üzerinden İran’daki Bender Abbas Limanı’na nakledilmekte, oradan da karayolu ile Gürbulak Sınır Kapısından Türkiye’ye giriş yapmaktadır.
Tarih boyunca Akdeniz ülkeleri için denizyolu taşımacılığının ticaretteki yeri oldukça önemli olmuştur. 1869 senesinde Süveyş Kanalı’nın tamamlanması ile Akdeniz ülkeleri arasında gerçekleştirilen denizyolu taşımacılığının rotası Arap Yarımadası, Hindistan ve Asya’nın en uzak ülkelerine kadar genişlemiştir. Bu bağlamda, Süveyş Kanalı, Türkiye ve BAE arasındaki denizyolu taşımacılığında da önemli rol oynamaktadır.
Bir diğer tür olan LCL (Less Container Load) ise Türkçe olarak parsiyel taşımacılık anlamına gelmektedir. FaDenizyolu taşımacılığı daha çok iki ülke arasındaki konteyner taşımacılığına ek olarak büyük hacimli ve ağır yüklerin yer aldığı proje ve kombine taşımacılık ve dökme yük taşımacılığı operasyonlarında tercih edilmektedir. Bu sevkiyatlarda izlenen rota ise genellikle Türkiye limanları, Süveyş Kanalı ve Birleşik Arap Emirlikleri limanları şeklindedir. Bu güzergah izlenerek gerçekleştirilen sevkiyatların tamamlanma süresi taşınan ürünlere, gemilerin özelliklerine, liman yoğunluklarına ve Süveyş Kanalı’ndaki yoğunluğa bağlı olarak değişiklik göstermektedir.
Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında gerçekleştirilen denizyolu konteyner taşımacılığında FCL ve LCL (parsiyel taşımacılık) olmak üzere iki tip operasyon seçeneği mevcuttur. FCL olarak da adlandırılan ful konteyner taşımacılığı, konteyner içerisinde yer alan ve gönderimi yapılacak yüklerin tek bir müşteriye ait olması durumunda tercih edilmektedir. Ancak gönderimi yapılacak ürünler bir konteyneri doldurmadığı zamanlarda parsiyel taşımacılık yöntemi tercih edilerek aynı nokta üzerinde yer alan müşterilerin ürünleri konsolide edilerek konteynerin doldurulması sağlanır. Bu yöntemle yükü bir konteyneri doldurmayacak firmaların da dış ticaret süreçlerinde yer alması sağlanır.
Havayolu taşımacılığı ile gönderim, sunduğu hızlı ve güvenli teslim avantajıyla sıklıkla tercih edilen bir taşımacılık modudur. Özellikle yükte hafif olan ancak zaman hassasiyetine sahip olan değerli ürünler, sözleşme gibi değerli kargolar ve bozulabilir ürünlerin sevkiyatı için en uygun alternatiftir. Lojistik firmalarının uluslararası havayolu taşımacılığı faaliyetlerinde bulunabilmeleri için IATA belgesine sahip olmaları gerekir.
Globelink Ünimar’ın da sahip olduğu bu belge, herhangi bir ülkeden dünya üzerindeki tüm havalimanlarına mal sevkiyatı yapılabilmesine olanak tanımaktadır.
Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki havayolu taşımacılığı ise havalimanı sayılarının artması, altyapının gelişmesi ve kargo uçaklarının kapasitelerinin artması ile birlikte daha sık tercih edilir hale gelmiştir. Havayolu taşımacılığı daha çok Türkiye’den Birleşik Arap Emirlikleri’ne bozulabilir ürün sınıfına giren gıda ürünleri başta olmak üzere altın, pırlanta, mücevher ve antika değeri bulunan değerli eşyaların nakliyesinde tercih edilmektedir.